Reklam Adı

Sabaha kadar adam vurdum teslim olmam

15 Temmuz dava dosyalarına yansıyan tanık ve sanık ifadeleri, o gece darbecilerin yaşattığı vahşetin boyutlarını da gözler önüne seriyor. Tıpkı Şehitler Köprüsü’nde ölüm saçan bir uzman çavuşun kan donduran bu sözleri gibi...

Darbe girişiminde ülkeyi kana bulayan askerler, mahkemelerde hesap vermeye devam ediyor.
Darbe girişimini planlayan ve organize eden üst rütbeli subaylar, savunmaları sırasında genelde yalana sarılmayı tercih ediyor. Bazı sanıklar ise çapraz sorgularında dökülüyor. İşte mahkeme tutanaklarına yansıyan kan dondurucu ifadelerden bazıları:


 Er Fatih Alp (): Suriye'de savaşa gidilse bu kadar silah sıkılmazdı.
 Er Aykut Şafak Kaya (Şehitler Köprüsü): Binbaşı Ahmet Taştan, Türk bayrağına ve sivil halka ateş etti. Hayatımda bu kadar soğukkanlı bir cani görmedim. Tanktan top atışı yapan kişi de o gece çatışmada ölen üsteğmen Vedat Yıldız'dı.
 Er Adem Buruk (Şehitler Köprüsü): Yarbay Turgay Ödemiş, sabah saatlerinde "Teslim oluyoruz" deyince uzman çavuş Mahir Çubuk, "Ben sabaha kadar adam vurdum, teslim olmam" dedi.

ATEŞ ETMEYENİN BAŞINA SIKARIM
 Er İsmet Özkesemen (Şehitler Köprüsü): Kuleli Komutanı Albay Mürsel Çıkrıkçı subaylara, "Eğer erler emrinize uymazsa kafasına sıkın" dedi. Ahmet (Taştan) binbaşı öğrencilere 'Ateş edin, atış serbest' diyordu.
 Er Hasan Kale (Şehitler Köprüsü): Okul komutanımız "Sizi, ananız bugünler için doğurdu" dedi. Başımızdaki binbaşı, çok sinirli bir şekilde ateş ediyordu. Tankın üzerindeki silahtan çok ses çıktı. Sonra yarbay geldi. Bu sırada vatandaşlara ateş etmeleri emri verildi. İnsanların yere düştüğünü gördüm.
 Er Ali Altıner (Şehitler Köprüsü): Bizi terör saldırısı var diye köprüye çıkardılar ama karşımızda tekbir getiren, ellerinde bayrak olan insanlar vardı. Şaşırdık. Ahmet Taştan (binbaşı), Turgay Ödemiş'e (yarbay) 'Komutanım sıkayım mı diye sordu. O da 'nişancılığın iyiyse sık' dedi. Ahmet Taştan, Türk bayrağına ateş etti. Tam ortasından vurdu.
 Uzman çavuş İsrafil Koçum (Şehitler Köprüsü'nde halkın üzerine tank topu ateşi açan darbeci): Yaşadığım travmadan dolayı bazı olayları iyi hatırlamıyorum. Vicdanım çok rahat."
 Er İsmail Yiğit (FSM Köprüsü): Yarbay Adnan Uygun, "Ben Hanifi (Ertosun) binbaşı gibi havaya sıkmam, adama sıkarım" dedi ve halka ateş etti. Askerlere de "Üzerinize gelen olursa ateş edin" diye emir verdi.
 Astsubay Rıfat Çelik (4. Kara Havacılık Alay Komutanlığı davası): Helikopterle Yunanistan'a kaçanlar bize teklifte bulunmadı. O gün gözlerindeki öfkeyi görmeliydiniz. Anlatamayacağım bir şiddet içindeydiler. Sürekli küfür ediyorlardı. Devletin en başındakinden başlayarak küfretmedikleri kimse yoktu.
 Asteğmen Fatih Sultan Mehmet Samancı (İBB işgali): Albay Zeki Demir "Ben Ankara Genelkurmay'dan geliyorum. Bu gece size ben emir komuta edeceğim" dedikten sonra bizi kışladan çıkardı. İBB önünde albay "vur" emri verince işin ciddiyetini anladım. Teğmenin yanına gidip, "Ne oluyor, sivillere ateş etmemiz isteniyor" dedim. O da "gelmeseler vurulmazlar" dedi. 15 dakika tartıştık. Albayı engellemeye çalıştım ama o sadece öldürmek için kurulmuştu.
 Er Aykut Keklik (Taksim Meydanı ve TRT Radyosu'nun işgali): Yüzbaşı Duran Keskin hedef gözeterek ateş ediyordu. Şoka girdim. Tanıdığım, güvendiğim subaylar halka ateş ediyordu.

aHABER'İ SUSTURMAYA GİDİYORUZ
 Stajyer astsubaylık öğrencisi Hasan Kaygısız

 (66. Mekanize Tugay): Askeri araçla kışladan çıkarıldıktan sonra rütbelilerden biri "aHaber'i susturmaya gidiyoruz" dedi. Bir diğer rütbeli İsmail Menderes Sema ise "Polis vurdum" dedi.
 Er Enes Fidan (Çengelköy-Kuleli davası): Şarjörler verildi, grup kuruldu. 4-5 askerin başına rütbeli konuldu. Binbaşı Kartal Genç'in emriyle nizamiyeden çıktık. Kartal binbaşı gelen bir vatandaşı yere yatırdı, ellerini kelepçeledi ve başında durmamız için talimat verdi. Halk daha çok kalabalıklaşınca silah sesleri duyduk. Kafamı çevirip baktığımda albay Mehmet Karapekmez'in iki elinde silahla yere ve halka ateş ettiğini gördüm. Yarbay Erdal Kılınç bize dönerek, "Siz niye sıkmıyorsunuz, davetiye mi bekliyorsunuz? Sıkmayanın kafasına sıkarım" diye tehdit etti.

'BU HAİNLER İNTİHAR ETMEDEN ÖNCE İFADELERİNİ ALIN'
 Er İbrahim Sezer (Şehitler Köprüsü): O gece aslan kesilen hainler bugün burada (mahkemede) bir şey bilmediğini iddia ediyorlar. Kamera görüntüleri olmasa bugün burada emirleri bizim verdiğimizi söyleyecekler. Bu kansız hainler bizi darbenin içine attılar. İdam edilmelerini istiyorum. İntihar girişiminde bulunurlarsa bize verdikleri emirler ortaya çıkmayacak, suç bizim üzerimize kalacak.


 Er Erdoğan Nantu (Şehitler Köprüsü): Binbaşı Ahmet Taştan polisin TOMA aracına ve halka ateş etti. Bize de emir verdi. Ben 'Vatandaşa nasıl ateş ederim, evliyim, benim de çocuğum var' dedim. Takım komutanımız veya herhangi bir komutanımız uyarsa darbeci komutanları vururduk.


 Er Ali Alanay (Şehitler Köprüsü): Binbaşı Ahmet Taştan asabiydi, kovboy gibi davranıyordu. Bu yüzden yanından uzaklaştım. Böyle bir haysiyetsize komutanlık yakışmıyor. Tank atışı yapıldığında köprü sallanıyordu. Ahmet Taştan ve Turgay Ödemiş bu işe bilerek çıktılar. Ben bir hafta sonra terhis olup evime gidecektim. Devlet, bu şerefsizlerin tuvaletini temizletti bana. Teröristler içimizdeymiş haberimiz yokmuş. Öldürülsem bu kadar canım acımazdı. Başımızdaki komutanların en ağır cezaya çarptırılmalarını talep ediyorum.

PİŞKİNLİKTE SINIR TANIMADILAR
  Şehitler Köprüsü'nü kana bulayanlardan Binbaşı Ahmet Taştan, darbeye karşı çıkan halka "terörist" dedi. 143 askerin yargılandığı davada binbaşı Taştan, verdiği cevaplarla duruşmadaki tüm tarafların ve mahkeme başkanının büyük tepkisini çekti. Sanık erler ise "Sen o gece köprüde miydin, sana ne içirdiler, beynini kimler yıkadı" şeklinde sorular yöneltti. Bir er de "Allah belanı versin" diye tepki gösterirken, erin yakını da "Şerefsiz, FETÖ p..i" diye darbeci Taştan'a bağırdı.


 Çengelköy-Kuleli'de 8 kişiyi şehit eden, 135 kişiyi de yaralayan darbecilerin davasında sanıklardan albay Mehmet Karabekmez, gazilerin hiçbirini darbe girişimine katılan askerlerin yaralamadığını söyledi. Mahkeme başkanının "Vatandaşlar kendi kendini mi yaraladı" sorusuna ise "Mümkündür" yanıtını verdi. Karabekmez, 15 Temmuz gecesi yaptığı telefon görüşmelerini hatırlamadığını söyleyince de mahkeme başkanı, "Kaç yaşındasın bunadın mı" diye tepki gösterdi.

ERLERİ DE ÇILDIRTTILAR
 Darbeci subayların ağız birliği etmişçesine aynı yalanları sıralaması zaman zaman sanık erleri bile şaşırttı. Olay tarihinde Harp Akademileri'nde kurmaylık öğrencisi olan ve Kuleli Askeri Lisesi Komutanı darbeci albay Mürsel Çıkrıkçı'nın "Gözlerinden öperim Mahmut", "Cengaverim nerde" diye iltifatta bulunduğu öne sürülen yüzbaşı Mahmut Dağüstü'nün kamera görüntüleri ve diğer sanıkların ifadelerine rağmen 15 Temmuz günü ateş etmediğini savunması üzerine sanık erler bu yüzbaşıyı yalanladı. Er Ümmet Dede, "Ben sizin bir kişiyi vurduğunuzu bizzat gözümle gördüm" dedi. Er Burak Küçüksu da "Ben bu sanığı bizzat albay Mürsel Çıkrıkçı'nın yanında sivillere ateş ederken gördüm. Bunu inkâr etmesinden dolayı ben salondaki şehit ve gazi yakınlarından utanıyorum" dedi.


 Deniz Kuvvetleri'nde SAT ve SAS komutanlıklarında görevli askerler ile askerlerden sorumlu sivil FETÖ imamlarının yargılandığı davada savunmasını yapan sanık yüzbaşı Yalçın Erdoğan, Genelkurmay Başkanı'ndan herhangi emir gelmediği için darbeye karşı bir girişimde bulunmadığını savundu. Mahkeme başkanı ise "Cumhurbaşkanı, Başkomutan olarak emir vermiş, daha ötesi mi var" diye konuştu.

Yorumlar

Yorum Yaz

Değerlendirme yapınız 1-5 arası!

Bizden haberdar olmak ister misiniz?


Copyright , Her hakkı saklidır. firmaburda.com | 2018